Eda Özerkan AŞK-I MEMNU'DA KISKANCIM GERÇEKTE ASLA!
merhaba
yeni sitelerimiz:
joomla tasarım
ekol hoca
Joomla siteleri
'Aşk-ı Memnu'da rol alan Eda Özerkan Elif karakterini çıkarırken içindeki kıskanç kızı aradığını söylüyor.
Kanal D’nin yeni edebiyat uyarlaması dizisi “Aşk-ı Memnu”da “Behlül’ün nişanlısını canlandıran Eda Özerkan “Elif karakterini çıkarırken ben de içimdeki kıskanç insanı aradım. Benim günlük yaşamımda çok yeri olmayan bir duygu, bu dizide Elif karakteriyle ortaya çıktı. Dizide kıskancım ama gerçekte asla böyle bir duyguyla hareket etmem. Yeteri kadar gözlem yapamasam da eskiye dayalı yaşadığım, şahit olduğum olaylardan feyzaldım. Sonuçta hepimizin çevresinde bu tarz insanlar yaşamıştır” diyor. Eda Özerkan Milliyet'e verdiği röportajda bakın neler dedi...
İnanıyorsam senaryonun gereğini yaparım
“Aşk-ı Memnu” dizisinde “Behlül”ün nişanlısını canlandıran Eda Özerkan, “Rol seçimlerimde önceliğim senaryo. Senaryoya inanıyorsam, gerektirdiği şeyleri de yaparım” diyor.
“Pars Kiraz Operasyonu” ve ardından “Girdap” adlı filmle dikkatleri üzerine çeken Eda Özerkan, Kanal D’nin yeni edebiyat uyarlaması dizisi “Aşk-ı Memnu”da rol alıyor. Dizide Kıvanç Tatlıtuğ’un canlandırdığı Behlül karakterinin nişanlısı Elif’i oynayan Özerkan, rolünün içindeki kıskançlık duygusunu ortaya çıkardığını söylüyor. Geçen aylarda Alman ART kanalı için çekilen Türk - Alman ortak yapımı “İstanbul’u Ölesiye Sevmek” adlı filmde rol alan Özerkan, yurtdışında da kariyer yapmayı arzuladığını belirtti.
“Aşk - ı Memnu” dizisine nasıl dahil oldunuz, teklif geldiğinde ne hissettiniz?
Bir gün arkadaşımla otururken gelen telefon üzerine yapım şirketine
görüşmeye gittim. Bir hafta sonra çekimlere başladım oldukça hızlı
gelişti. Çok heyecanlandım. Çünkü benim istediğim bir projeydi.
Özellikle bir edebiyat eseri olması beni çok heycanlandırdı. 34 sene
önce de çok iyi bir iş olmuş.. Şimdiki halinin daha çok kişiye ulaşıp
daha da çok sevileceğini düşünüyorum ve bu projede yer aldığım için çok
mutluyum
Canlandırdığınız Elif karakterinin kişilik özellikleri neler?
Elif, 25 yaşında, akıllı, güzel, başarılı bir kız modellik yapıyor.
Modern bir yaşam tarzı var. Sevgilisi Behlül’ü çok seviyor. Bir o kadar
da kıskanıyor. Aslında Elif herkesin çevresindeki insanlardan biri...
Hatta Elif’in içinde beslediği duygular hepimizin içinde olan şeyler,
kıskançlık duygusu herkeste var. Kimisi bunu çok fazla belli eder,
kimisi içinde saklar.
Karakteri çıkarırken neler düşündünüz?
Elif karakterini çıkarırken ben de içimdeki kıskanç insanı aradım.
Benim günlük yaşamımda çok yeri olmayan bir duygu, bu dizide Elif
karakteriyle ortaya çıktı. Dizide kıskancım ama gerçekte asla böyle bir
duyguyla hareket etmem... Aslında çok kısa sürede gelişen bir olaydı,
yeteri kadar gözlem yapamasam da eskiye dayalı yaşadığım, şahit olduğum
olaylardan feyz aldım. Sonuçta hepimizin çevresinde bu tarz insanlar
yaşamıştır.
Böyle ilişkiler mevcuttur. Ben de bugüne kadar yaptığım gözlemlere
dayanarak onlardan beslenerek oynuyorum. Bu kadar kısa zamanda
yapabileceğimin en iyisini yapmaya çalısıyorum. “Aşk - ı Memnu”da
oynamak heyecan verici... Böyle önemli bir projede olmamın bana çok
önemli geri dönüşümleri olacağını da tahmin ediyorum.
Dizide nişanlınızı canlandıran Kıvanç Tatlıtuğ nasıl bir partner?
Kıvanç Tatlıtuğ ile daha önceden tanışıyorum. Sevdiğim arkadaşlarımdan
biridir. Sette işini olması gerektiği gibi yapan çok iyi bir oyuncu...
Rol seçerken ilk olarak hangi ayrıntı sizin için önemlidir?
Rol seçimlerimde önceliğim senaryodur. Sonra cast, yapım şirketi,
ayrıca projede bulunmamın o işe katkı sağlayacağını bilmem gerekiyor.
Karşılıklı olarak bir şeyler paylaşmamız ortak bir paydada buluşmamız
benim için çok önemlidir. Bunu anlamanın en iyi yolunun senaryo
olduğunu düşünüyorum. Senaryoyu okurum, ne hissettiğimi tartarım,
karakterle olan ilişkime bakarım.
Oynamam dediğiniz roller var mı?
Senaryoya inanıyorsam, senaryonun gerektirdiği şeyleri yaparım. Sonuçta
senaryo renklensin diye bir şey yapmam ama onun haricinde oynadığım
karakterler günlük hayattan insanlar ve doğal olarak hayatın her
anından kesintiler içeriyorsa, senaryoya inanıyorsam oynarım. Zaten
orada kendi hayatım yok, oynadığım karakterin yaşamı anlatılıyor.
Gişe başarı demek değildir
Rol aldığınız “Girdap” filmi gişede parlak rakamlara ulaşamadı, bu sizi nasıl etkiledi?
Bir filmin başarısı tek başına gişe değildir. Eğer öyle olsaydı “Recep
İvedik” Türkiye’deki en iyi film olurdu. Ancak sadece gişeyi baz alarak
bunu söylemek yanlış olur. Benim için önemli olan filmin izleyiciye bir
şeyler düşündürmesi ve bir şeyler katmasıdır. Bununla beraber gişede de
çok başarılı olmuş filmler var. “Babam ve Oğlum”, “Eşkıya”, “Gönül
Yarası” gibi yapımlar gişede başarılıdır. Ancak sadece gişeye bakarak
başarılı denilen işlerden değildir. Hem gişe hem de izleyiciye bir
şeyler katması açısından değerlendirilerek takdir görmüşlerdir.
“Girdap” da gişe bakımından beklediğini göremese de Türkiye’de bugüne
kadar işlenmemiş bir olayı anlatarak izleyiciye bir şeyler katmıştır.
Gişe başarısının düşük olmasının sebebi de reklam eksikliği bana göre...
Çizdiğiniz kariyer planında neler var?
Mesleğimde öncelik her dalda olduğu gibi eğitimimi tamamlamak.
Oyunculuk çok yönlü bir meslek, oynamanın yanı sıra bedenini iyi
kullanmak sesini iyi kullanabilmek dans edebilmek gerekli ve tabii ki
bunlar içinde eğitim şart... Ben de öyle yapıyorum. Bundan 20 sene
sonra da böyle olacak. Çünkü bana göre ‘oldum’ dediğin an kendini
kısıtlamaya başladığın andır.
Her zaman kendini sıfırlayıp yeni bir şeyler katmak gerek. Şener Şen
gibi usta oyuncular bile projeye başlamadan önce hâlâ gözlem ve
hazırlık yapıyorsa biz de bu gibi usta oyuncuları örnek alıp onların
yolundan gitmeliyiz. Mesleğimdeki hedeflerimden biri de sadece
Türkiye’yle sınırlı kalmayıp yurtdışı projelerinde de yer almak...
Aşk yok, iş var
“Günlük hayatta arkadaşlarım ve ailemle vakit geçirmeyi çok seviyorum.
Gece hayatını pek fazla sevmiyorum. O yüzden çok fazla göremezsiniz.
Bunun haricinde film izlemeyi, oyun izlemeyi çok seviyorum. Özel
hayatıma gelince, kalbimde özel biri yok. Şu an benim önceliğim işim
olduğundan bütün enerjimi işime vermek istiyorum. Tabii bu işler kısmet
işi... Hayat ne gösterir bilinmez ama şu an için hayatımda biri yok...”
Filmin devamını bekliyor
Almanya’da bir de TV filminde oynadınız geçen aylarda, orada nasıl bir karakteri canlandırdınız?
Nur, 19 - 20 yaşlarında çılgın bir kız sürekli ailesine yalan söylüyor
ve teyzesine kaçıyor. Teyzesine de ‘Ailem beni evlendirmek istiyor’
diyor. Aslında olay şu; annesi kızını ana okulundaki bir arkadaşıyla
buluşturmak istiyor. Tabii kız bu çocuğu 6 yaşındaki hali ile
hatırlıyor çirkin somurtkan biri zannediyor. Sonra kız çocuğun 20
yaşındaki halini görüp âşık oluyor. Polisiye bir film, başrolde Erol
Sander var. O Almanya’da çok ünlü bir aktör... Film, ART kanalı için
çekildi. Çekimler İstanbul ve Marmaris’te gerçekleşti. Filmin adı
‘İstanbulu Ölesiye Sevmek’... Filmin ikincisi ve üçüncüsü de çekilecek.
Türk - Alman ortak yapımı filmde, İstanbul’un güzelliklerini çok güzel
yansıtıyor. Filmin devamını sabırsızlıkla bekliyorum.
Aşk-ı Memnu Dizisi 3 fragmanı
Dizinin 3.fragmanı sizlerle
Aşkı Memnu 2.Fragman
Aşk-ı Memnu’yu konuşuyoruz - Hakkı Devrim
Perşembe akşamı Kanal D’de başlayan yeni
dizi Aşk-ı Memnu’nun yazılışı bile yabancı gelmiştir çoğunuza. Benim ve
yaşıtlarımın iyi bildiğimiz bir romandır. Çok ünlü romancımız Halid
Ziya Uşaklıgil’in Türk roman tarihinin önemli eserlerinden sayılır.
Uşaklıgil’in ve çağdaşı yazarlardan çoğunun eserleri TÜRKÇELEŞTİRİLEREK yeniden basılmıştır.
(«Türkçeleştirmek» de nedir? Romanın aslı Türkçe değil mi? Bunu bir
yabancıya anlatmakta güçlük çekersiniz. İşleme «Günümüz Türkçe’sine
çevirmek» de denilmiştir.)
Roman türünü sahiplenişine saygı duyduğum, ama romancı olarak hayranları arasında olmadığım bir yazardır Uşaklıgil.
Tanışmak bana nasip olmadı. Hakkında birinci elden bilgileri
Yeşilköylüler arasına karıştıktan sonra edindim. Uşşakiler’in,
Yeşilköylülerce de yadırganan bir alafrangalıkları varmış. Buna dair
çok hikâye dinledim. Halid Ziya ve oğulları, ölümlerinden sonra da,
şifahî magazin basınının kahramanları olmakta devam ettiler. (Aileden
bir ünlü sima da, Atatürk’le kısa bir süre evli kalmış olan Latife
Hanım’dır.)
*
Merak eden çıkmadı aralarından, ama torunlarımdan biri sorsaydı, Halid
Ziya’dan ne okuyayım, diye… Edebiyat tarihini merak ediyorsan ünlü
romanlarından birini (Mesela Ferdi ve Şürekâsı’nı, Mai ve Siyah’ı,
Aşk-ı Memnu’yu) oku, derdim; doğrudan benim fikrimi soruyorsa hatıra
kitaplarından birini salık verirdim ona: Kırk Yıl gibi, Saray ve Ötesi
gibi. (Malum Halid Ziya, Sultan Mehmet Reşad’ın [IV.] uzunca bir süre
Mabeyin Başkâtibi olarak Sarayda bulunmuştur.) Ben o kitaplarını
faydalanarak okumuştum.
Roman Batı sanatlarındandır. Batı romanını Türk edebiyatında ilk
benimseyenlerden biri de Halid Ziya Uşaklıgil. Edebiyat tarihimizdeki
yeri inkâr edilemez. Çok eser vermiş bir yazar olduğu da kesin. Şunu da
kaydetmek gerekir: Halid Ziya ve bütün Uşşakizadeler Türkiye’de
alafrangalığın öncülerinden sayılır.
Kusurumu yukarıda da söyledim. Halid Ziya eserlerinden etkilendiğim bir
romancı değil. Bir Sait Faik değil mesela benim için. Bir Tanpınar
değil, bir Kemal Tahir değil, bir Pamuk değil.
Ben, diyorum. Yoksa Türk edebiyatının, Türk romanının anıt
yazarlarından biridir Uşaklıgil. Belki bilmezsiniz, gazetecilikteki
öncülerimizden de biridir. İzmir’de dergi çıkarmış
*
Aşk-ı Memnu’nun ilk bölümünü seyredenlere dönelim. Sayılarının çok
olacağından eminim. Arada sözünü etmek istediğim bir gazetecilik ve
edebiyat rezaleti var.
Biz, roman okuru olarak da gelişmiş bir toplumun mensupları değiliz. Değinmeden geçemeyeceğim bir örnekle ifadeye çalışayım.
Aynı perşembe gününün Vatan gazetesinde, ekonomi gazetecisi-yazarı
olarak maruf Necati Doğru’nun kaleminden çıkmış, Orhan Pamuk’a ve onun
son romanına dair bir yazı yayımlandı. Gazetecilik ve edebiyat
tarihimizin bir yüz karası olarak kalmaya mahkûm olan bu çirkin
yazıdan, üzülerek ve utanarak da olsa bazı cümleleri buraya alıyorum.
(Bu konuya bir daha dönmek zorunda kalmamayı temenni ederim. Hoş görün
beni, cüretin, haddini bilmezliğin bu marazî tezahürünü görmezden
gelmek elimde değildi.)
Şu cümleler o yazıdandır:
- «Romancı olacağına pazarlamacı olsaydı da Nobel alırdı. (…) Pazarlamacıların kralı olurdu. (…) Pazarlama Nobel’ini de ona verirlerdi.»
- «Orhan Pamuk’u <çürük maydanoz, kokmuş köfte, içi geçmiş karpuz, küflenmiş ekmek>leri pazalama göreviyle görevlendirin; cansız duyguları tetikler, ölmüş talepleri parlatır, bitmiş beğenileri canlandırır; sadece Türkiye tüketicisine değil bütün dünyaya çürük maydanoz, kokmuş köfte, içi geçmiş karpuz, küflenmiş ekmek satardı.
- «Yemezlerdi. Yiyemezlerdi. Fakat satın alırlardı. (…) Romanlarını alanlar, 30 sayfasını okuduktan sonra bırakıyorlar, fakat yine de almaya devam ediyorlar.»
- «İstanbul’un küçük burjuva semti Cihangir’de babası top atınca fakir kalmış güzel bir kıza baba parasıyla zengin olmuş bir ibiş erkeğin aşkını tezgâha koydu satıyor. Arsız bir pazarlamacı oldu.»
- «SPK’nın harekete geçmesi gerekir. Orhan Pamuk’un kurulmamış bir müzenin giriş biletini, kitabın içinde bir lotarya olarak sunması, halktan para toplama kanununa girer. Savcıların harekete geçmesi gerekir.»
Savcılar değil de, hekimleri göreve çağırmak lazım gibi gelir bana.
*
Dönelim yeni dizimize.
Boğaz’da, iki yakanın gösterişli yalılarında yaşayan Melih Bey ve Adnan
Bey ailelerinin fertleri arasındaki sıra dışı ilişkilerden oluşmuş
heyecanlı hikâyeler seyredeceksiniz. Dul Firdevs Hanım’ı görür görmez
tanımışsınızdır. Adnan Bey ile önemli kahraman Firdevs’in kızı Bihter
hakkında kararınızı vermekte acele etmeyin. Yakışıklı Behlül’den de
gözünüzü pek ayırmayın, derim.
O yılların roman okurlarını dehşete düşüren hadiseleri, siz bugünün
seyircileri, belki de bizim vaktiyle kapıldığımız duygulardan uzak
kalarak sükûnetle seyredeceksiniz. Ama haftalar boyu, gelecek bölümde
neler olacağını merak etmekten de geri duramayacaksınız.
Bu arada benim romancıyla niye bağdaşamadığımı da merak ederseniz,
hikâyedeki mübalağalı olaylara ve davranışlara olduğu kadar,
kahramanların hazımlı-çılgın, kanaatkâr-muhteris, dürüst-sahtekâr,
tutumlu-müsrif, vefakâr-nankör, çok iyi ve çok kötü olarak
birbirinden nasıl kesinlikle ayrıldığına da dikkat edin lütfen.
Oyuncular ve yönetim iyi. Onu da söyleyelim.
Kaynak: Radikal Gazetesi
Kıvanç Tatlıtuğ oyuncu

Aşk-ı Memnu Dizisi 1. Tanıtım Fragmanı sizlerle
Aşk-ı Memnu Dizisi, Aşkı Memnu Dizisi, Çok yakında Kanal d de başlıyor
Müjde Ar'ın 'Bihter'le ünlendiği karakteri ise Beren Saat oynayacak.Yaprak Dökümü ve Dudaktan Kalbe’den sonra ‘Aşk-ı Memnu’ da diziye uyarlanıyor. Halit Ziya Uşaklıgil’in ünlü romanı 1975’te TRT için 9 bölümlük kısa dizi olarak çekilmiş ve kendisinden 30 yaş büyük bir adamla evlendirilen ‘Bihter’ karakterini canlandıran Müjde Ar bu rolle meşhur olmuştu.
SEVGİLİSİ KIVANÇ TATLITUĞ OLACAK
Ağustos ayında çekimlerine başlanması planlanan romanın yeni uyarlamasının başrolünde, sezonun iddialı yapımları arasında yer alan Hatırla Sevgili dizisinden Beren Saat ile Menekşe ile Halil dizisinden Kıvanç Tatlıtuğ oynayacak.
ÇEKİMLER KOÇ’UN VİLLASINDA
Dizinin diğer oyuncuları arasında Nebahat Çehre, Selçuk Yöntem ve Zerrin Tekindor var. Senaristleri ise Yaprak Dökümü, Menekşe ile Halil ve Dudaktan Kalbe dizilerini yazan Melek Gençoğlu ve Ece Yörenç. Dizinin çekileceği evlerden birisi de Rahmi Koç’un villası olacak. Özel kostümlerin hazırlandığı ‘Aşk-ı Memnu’nun yönetmeni de Yaprak Dökümü’nün yönetmeni Mesude Erarslan
Hazal Kaya eylülde yeni bir projede olacağı söyledi.. Halit Ziya Uşaklıgil'in değerli romanı Aşk-ı Memnu 'nun dizi çevirisi olacak NİHAL karakterinde Hazal Kaya aynı dizide Beren Saat Kıvanç Tatlıtuğ gibi oyuncular görülecek..
Romanın Genel Konusu:
Firdevs Hanım Melih Bey takımı diye nitelendirilen bir ailedendir. Evlenir. İki kızı olur. Ahlaksız davranışlarından dolayı bir gün kocası kriz geçirerek ölür. Firdevs Hanımın kızları Bihter ve Peyker’dir. Kızları zamanla büyür ve Peyker evlenir. Firdevs Hanım ve kızları güzel görünmeye çok önem verirler. Firdevs Hanım, Adnan Bey ile evlenmek istemektedir. Adnan Bey o dönemdeki zenginlerdendir. Ama Adnan Bey Bihter’i ister. Firdevs Hanım bu evliliğe başta karşı çıkar ama sonra kabul etmek zorunda kalır. Adnan Bey’in Nihal ve Bülent adında iki çocuğu vardır. Nihal 12,Bülent yaklaşık 6 yaşındadır. Adnan Bey Bülent küçük iken karısını kaybetmiş. Nihal önce bu evliliğe soğuk bakar. Ama Bihter ile tanışınca onun içi ısınır. Bihter bu evlilikten iki yıl içinde sıkılır. Çünkü Adnan Bey ile aralarındaki yaş farkı büyüktür ve Bihter ona âşık olmadığını hisseder. Zamanla Behlül ile aralarında yasak bir ilişki başlar. Behlül Adnan Bey’in yeğenidir ve onlarla aynı evde kalmaktadır. Bihter gece herkes uyuduktan sonra Behlül’ün odasına girmektedir. Nihal zamanla Bihter’den nefret etmeye başlar. Çünkü Nihal’ın sevdiği hizmetçiler ve uşaklar evden ayrılmaktadırlar ve ona göre bunu Bihter sebep olmuştur. Son olarak Nihal’a annelik yapan mürebbiyesi Meille De Courton da gönderilir. Nihal’ın artık kimsesi kalmamıştır. Babasını eskiden çok sevmesine karşı, şimdi ona karşı bir nefret oluşmuştur. Firdevs Hanım kızlarından nefret etmektedir. Çünkü ona göre kızları onun gençliğini çalmıştır. Firdevs Hanım yaşlanmıştır ve hastalığını bahane ederek Adnan Beylerde kalmaya başlar. Bir süre sonra Bihter ile Behlül arasında bir şey olduğunu fark eder. Bihter’den intikam almak için Behlül ile Nihal’ı evlendirmeyi planlar. Nihal artık18 yaşındadır. Nihal ve Behlül bu fikre önce şaka diye aldırmazlar ama zamanla iş ciddileşir. Nihal ve Behlül birbirine âşık olur. Bihter bu duruma çıldırır. Behlül ile aralarında geçen her şeyi itiraf eder. Nihal şok geçirir ve çok hastalanır. Adnan Bey de aynı şoka uğramıştır. Bihter bu itiraftan sonra kedini öldürür. Behlül de evden kaçar. Baba ile kız bu olanları kısa sürede atlatır. Eski mutlu günlerine dönerler. Birlikte hiç kimseyi ve hiçbir şeyi düşünmeden mutlu bir tebessümle hayatlarına devam ederler
Aşk-ı Memnu (dizi TRT)
1974 yılında TRT'de yayınlanan dizi Türk televizyonlarında yayınlanan ilk yerli dizidir. 33'er dakikalık 6 bölümden oluşan diziyi Halit Refiğ yönetmiştir.
Oyuncu Listesi (TRT)
* Müjde Ar-Bihter
* Şükran Güngör-Adnan
* Itir Esen-Nihal
* Salih Güney-Behlül
* Murat Erton-Bülent
* Çolpan Ilhan-Matmazel de Courton
* Suna Keskin-Peyker
* Neriman Köksal-Firdevs
* Ersin Pertan-Nihat
Bölüm Adları (TRT)
* 1. Bölüm: Melih Bey Takımndan Oluyoruz!
* 2. Bölüm: Nihal Hanım'ın Çarşafı
* 3. Bölüm: Çılgınlık Bu Yaptığımız!
* 4. Bölüm: Gelin Olmak mı? Asla!
* 5. Bölüm: Behlül'den Sakın!
* 6. Bölüm: Firdevs Hanım'ın Kızı


